(765 S. K. m. 59, 193, 416, 417, 499, 522) (5237 S. K. m. 7, 62, 102, 109, 149) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yağma ve zorla ırza geçmek suçlarından sanık ve tutuklu İslam Oğrak'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine ilişkin Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.2.2005 tarihli hüküm yağma suçu yönünden resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından da istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 9.4.2005 tarihli tebliğname ile 13.5.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen dava konusu eylemin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanıya göre, kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine,
1- Sanığın, daha önce hakkındaki hüküm kesinleşen arkadaşı Emre Dursun'la, yakınanın el ve gözlerini bağlayıp onun dolaşım özgürlüğünü de kısıtlamak suretiyle eylemi gerçekleştirdiği ve böylece 765 sayılı TCK.nun 499. maddesinin 1. fıkrasının 2.cümlesinde yazılı yağma suçunu işlediği gözetilmeden yazılı maddeyle hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 193/2, 59; 416/1, 417, 59; 499. maddesinin 1.fıkrasının 2. cümlesi, 522 ve 59.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 102/2, 3-d, 62; 149/1-a,b,c,d,h; 109/2-3-a,b; 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İslam Oğrak ve savunmanının temyiz dilekçelerinde ve Av. Gökhan Turan'ın duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı ve yağma suçu yönünden kendiliğinden de temyiz incelemesi yapılan hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar, 13.07.2005 tarihinde Yargıtay C. Savcısı Süleyman Kale'nin katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy