(5395 S. K. m. 23, 24) (5252 S. K. m. 5) (5235 S. K. m. 10, 11)
Hırsızlık suçundan sanık S. Yörük hakkında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkumiyete ilişkin Kepsut Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 03.05.2005 tarihli tebliğname ile 03.06.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya içeriğine uyulan bozmaya toplanıp arar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin taktirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) Sanığın önceden almış oldukları karar uyarınca diğer sanıkla birlikte suça doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında hakkında 765 sayılı TCY nın 64/1 maddesi yerine 65/3. maddesi ile uygulama yapılması,
2) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY nın 491/ilk, 522/1, 55/3, 59/2, 647 sayılı yasanın 4, 6 maddelerine göre hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1, 50 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2 ve 5252 sayılı yasanın 9/3. maddeleri ışığında, hükmolunan kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilip ertelenmiş olması ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde 765 sayılı Yasa hükümleri sanık yararına olması ve aynı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23 ve 24. maddeleri gereğince değerlendirme yapılmasının, 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artırılarak hesaba katılamayacağının; 5252 sayılı Yasanın 5/1. maddesi gereğince ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğünün ve 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri uyarınca davaya bakmanın Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiğinin dikkate alınması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık S. Yörük savunmasının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK' nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 19.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy