(5235 S. K. m. 10, 11) (765 S. K. m. 491, 492, 522) (5237 S. K. m. 142, 203) (1412 S. K. m. 317, 365)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Ş. Durmuş hakkında yapılan duruşma sonunda; beraatına ilişkin Kocaeli 2.Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı ve yakınan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen red ve kısmen bozma isteyen 17.5.2005 tarihli tebliğname ile 3.6.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kamu davası açıldıktan sonra 1412 sayılı CMUK. nun 365 ve devamı maddeleri hükümlerine göre, yöntemine uygun olarak mahkemeye başvurup davaya katılmamış ve katılan sıfatı ile temyiz yetkisi kazanmamış olan İSU Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE,
Yerel Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- 18.06.2001 günlü suç tutanağının, bahçe içerisinde bulunan çeşmeden sayaçtan geçirmeksizin kaçak su kullanması nedeniyle düzenlenmiş olması, sanığın da söz konusu borunun prefabrik konutlara tesisat döşenirken belediye görevlilerince döşendiğini, sonradan da bu şekilde unutmuş olduklarını savunmuş olması karşısında; tutanak düzenleyici tanıklar K. Timur ve A. Çoban dinlenip, sanığın savunması ve suça konu sayacın suç tarihinden önce mühürlü olup olmadığı da araştırılarak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Suçun sübutu durumunda da; sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY'nın, sayacın suç tarihinden önce Kurum tarafından mühürlendiğinin saptanması halinde 492/2, 522/1; sayacın mühürsüz olduğunun anlaşılması durumunda da 491/ilk, 522/1. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-a, sayaç mühürlüyse ayrıca aynı Yasanın 203/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasanın sanık yararına olması ve aynı Yasa hükümleri uyarınca uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, davaya bakmanın Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiğinin dikkate alınması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 27.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy