(765 S. K. m. 81, 492, 522) (5237 S. K. m. 7, 116, 119, 142, 143, 151) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9)
Hırsızlık suçundan sanık G. K. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 23.05.2005 tarihli tebliğname ile 03.06.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY. nın 492/1, 522, 81/1-3. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 142/1-b, 143; 116/2-4, 119/1-c; 151/1. maddelerinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında 5271 sayılı CMK. nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddelerinde yazılı uzlaşma bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, uzlaşma hükümleri uygulanmadığı takdirde 765 sayılı TCY; uygulandığı takdirde ise 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık G. K. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy