(765 S. K. m. 491, 522, 523) (647 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 50, 52, 142, 168) (5252 S. K. m. 5, 9) (5275 S. K. m. 122)
Hırsızlık suçundan sanık M. M. hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 23.05.2005 tarihli tebliğname ile 03.06.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Kaçak kullanımın saptandığı 1.7.2003 tarihi ile bu tarihten önceki son okuma tarihi arasındaki kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, işyerinde bulunan elektrikli aletler, lamba ve prizler yardımıyla bulunacak kurulu güce göre, bu aletlerin normal kullanım süreleriyle mevsim koşulları da dikkate alınarak bulunacak miktarın, faiz ve vergi bedelleri eklenmeden, normal tarife üzerinden hesaplanarak saptanmasından sonra bu değerin 765 sayılı TCK' nun 522/1. maddesi uygulamasına esas alınması gerektiği düşünülmeden, cezalı tarife üzerinden hesaplanan kaçak elektrik bedelinin esas alınarak TCK' nun 522/1. maddesinin hafif değerle ilgili hükmünün uygulanması,
2) Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK' nun 491/ilk, 522, 523, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK' nun aynı suça uyan 142/1-f, 168/1, 50, 52. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun düşünülmesi zorunluluğu,
3) Hükümden sonra yürürlüğe giren; 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılamayacağının ve 5252 sayılı Yasanın 5.maddesiyle de yasalarda öngörülen ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2006 gün ve 167/198 sayılı kararı ışığında, fer'i ceza niteliğindeki gecikme zammına ilişkin 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesinin, 5275 sayılı Yasanın 122/1. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
5) 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince, 5237 sayılı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçlarına ilişkin davalara bakma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğunun gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M. M. savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy