(765 S. K. m. 59, 497, 528) (5326 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 7, 149) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yağma suçundan sanık ve tutuklu Devrim Gözlüdağ'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.4.2005 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 22.5.2005 tarihli tebliğname ile 3.6.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve yağma eylemi yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
1- Yakınanın başvurusu üzerine sanığın, polis tarafından yolda durdurulup kimliği sorulduğuna, halasının oğlu Mehmet Tolak'ın ismini bildirdiği, daha sonra emniyette gerçek kimliğini açıkladığı, eylemin 765 sayılı TCY.nın 528. maddesine uyan suçu oluşturduğu anlaşılmış ise de; hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCY.da bu eylem suç olarak nitelendirilmeyip 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 40/1. maddesi kapsamında idari para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak tanımlanması, bu nedenle sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığa yükletilen dava konusu yağma eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre, belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanıya göre, kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1, 59. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 149/1-a-h. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Devrim Gözlüdağ savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık savunmanları Av. Savaş Ay, Av. Hüseyin Serkan Karayel'in duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliği ile alınan karar, 13.07.2005 tarihinde Yargıtay C. Savcısı Süleyman Kale'nin katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy