(5237 S. K. m. 116, 119, 142, 145) (765 S. K. m. 493, 522) (5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 231, 326) (5275 S. K. m. 106, 122) (647 S. K. m. 5) (5728 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıkların, yakınanın konutuna açık olan pencereden girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 Sayılı Yasanın 116/1, 119/1-c maddelerine uyarı konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu halde, bu suçtan dava açılmadığının anlaşılmasına göre, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'nca işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, yakınana ait evin 3,5 metre yüksekliğindeki balkonuna, alt kattaki dairenin balkon ve klima demirlerinden yararlanmak suretiyle özel beceriyle tırmanıp, balkonun açık kapısından eve girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlemeleri biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan bina içinde hırsızlık suçunu oluşturduğu, zira, yasa koyucu 5237 sayılı TCY'da, 765 sayılı TCK'nun 493/1. maddesinde yer alan şahsi çeviklik suretiyle hırsızlık suçuna benzer bir düzenlemeye yer vermediği; ayrıntısı Ceza Genel Kurulu'nun 12.05.2009 gün ve 2009/6-80-2009/123 sayılı kararında belirtildiği gibi, 5237 Sayılı Yasanın 142. maddenin 2. fıkrasının (b) bendinde; suçun; elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle işlenmesi hali nitelikli hırsızlık suçu olarak yaptırıma bağlanmış, aynı fıkranın son bendinde ise (b) bendinde belirtilen suçun, beden veya ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi cezanın ağırlatıcı nedeni olarak belirtilmiştir. Buna göre, 142. maddenin 2. fıkrasının (b) bendiyle; elde veya üstte taşınan eşyanın; a) Çekip almak suretiyle, b) Özel beceriyle çalınması, nitelikli hırsızlık olarak düzenlenmiştir. 142. maddenin 2. fıkrasının (b) bendinin gerekçesinden yola çıkılmak suretiyle, özel beceri sözcüğünün elde ve üstte taşınan eşya koşulundan soyutlanarak (765 Sayılı Yasanın 493. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendindeki) kişisel çeviklik halini de kapsadığı yönünde görüşler bulunmakta ise de; madde gerekçelerinin yalnızca yorum aracı olması ve bağlayıcı bulunmaması, metne aykırı olan madde gerekçesinin, maddenin uygulanma alanını genişletmesine olanak sağlamayacağı nazara alındığında ve 142. maddenin 2. fıkrasının (b) bendinin yazımından; gerek çekip almak suretiyle ve gerekse özel beceriyle gerçekleştirilen hırsızlık fiillerinin, elde veya üstte taşınan eşyaya karşı işlenmesinin öngörüldüğü, anılan 2. fıkranın son cümlesindeki hükmün de bunu destekleyici nitelikte olduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında 142/1-b maddesi yerine, aynı yasanın 142/2-b maddesiyle uygulama yapılarak fazla ceza verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının; 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 Sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde indirim yapılması,
3- Sanık Hasan hakkında, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK'nun 326/2. maddesine aykırı olarak müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
5- 5237 Sayılı Yasada, para cezalarının infazı sırasında gecikme zammına yer verilmemiş olması karşısında, 5275 Sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri de gözetilerek, 4786 Sayılı Yasa ile 647 Sayılı Yasanın 5. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 6183 Sayılı Yasanın 51. maddesi göre para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6- Sanıklar Kamuran, Yusuf yönünden, 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 Sayılı Yasanın Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14. fıkraları gereği hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Kamuran, Yusuf, Hasan savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy