(5252 S. K. m. 9) (5275 S. K. m. 98, 101) (765 S. K. m. 497, 499) (5237 S. K. m. 109, 149) (5271 S. K. m. 33)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Taner Bora ve Fahri Şahin hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince mahkumiyetine ilişkin Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.07.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlüler Taner ve Fahri tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 18.01.2006 tarihli tebliğname ile 27.01.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1. maddesinin açık hükmüne dayalı olarak 5237 sayılı TCY'nın sanık yararına olan hükümlerinin uygulanması bakımından Mahkemece duruşma yapılmaksızın verilen 4.7.2005 gün ve 2003/214-2004/268 sayılı kararın temyizi olanaklı kabul edildiğinden, hükümlü Taner Bora'nın itirazının reddine ilişkin Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2.8.2005 tarih ve 2005/521 sayılı kararının kaldırılmasıyla yapılan incelemede;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlüler Taner Bora ve Fahri Şahin'in, saat 23:00 sıralarında birlikte geldikleri yakınana ait evde, yakınan Hasan Işık'ı döverek yaşamsal tehlike geçirmeyip 5 gün alışılmış uğraşından geri kalacak biçimde yaralayıp, 400.000.000 lira ve 40 Euro para, altın zincir, kol saati ve eşine ait tabancayı alarak, ellerini ve ayaklarını kablo ile bağlayıp, kapıyı da üzerine kilitleyerek yağma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek, Dairemizin 5.4.2005 gün ve 310-2855 sayılı ilamıyla Sanıkların, yakınana ait para, saat ve zinciri alarak el ve ayaklarından bağlayıp odaya hapsettikten sonra başka bir odada bulunan tabancayı da alarak uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; TCK. nun 499. maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesi yerine 497/1. maddesi ile hüküm kurulması eleştirisiyle onanarak kesinleşen Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.11.2004 gün ve 2003/214-2004/268 sayılı kararıyla, 765 sayılı TCY'nın 497/1. maddesi uyarınca 15 yıl ağır hapis cezalarıyla hükümlendirildikleri; 1.6.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde ise, aynı Yasanın 149/1- (c, d, e h) maddesi uyarınca cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkı kullanılarak sonuçta 12 yıl hapis cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşü alınmadan, karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK. nun 33. maddesine aykırı davranılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, onanarak kesinleşen önceki hükümdeki 15 yıl ağır hapis cezası, miktar bakımından kazanılmış hak oluşturup, uyarlama amaçlı yasanın yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, hükümlüler Taner Bora ve Fahri Şahin'in 5237 sayılı TCY'nın; 149/1- (c, d, h) maddesine uyan nitelikli yağma ve 109/2-3- (b) maddesi uyarınca da özgürlüğü kısıtlama suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle; her bir suç yönünden temel cezanın belirlenmesi için duruşma açılarak, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilip hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler Taner Bora ve Fahri Şahin'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy