(5237 S. K. m. 61, 149, 168) (5271 S. K. m. 150, 151, 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yağma suçunun 5237 Sayılı T.C.K.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) ve (h) bendlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi ile işyerinde ve geceleyin işlendiği, bu sebeple aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, sanıkların yağma suçunu işledikten sonra, yakınanı işyerinde zorla tuttuklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 T.C.K.nun 109/3-a. b maddeleri gereğince kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) 5271 Sayılı C.M.K.nun 150/3. maddesi gereğince görevlendirilen sanıklar B.G., H.L. ve S.A. savunmanlarının hükmün verildiği 8.12.2005 tarihli son oturuma katılmadıkları halde C.M.K.nun 151/1. maddesi gereğince başka bir savunman görevlendirilmesi için gereği yapılmadan sanıklar savunmanlarının yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) 11.8.2004 tarihli zapt etme, taktiri kıymet, teşhis ve teslim tutanağına göre; yakınandan yağmalanan 16.500 TL dışındaki ipliklerin nerede olduğunun sorulması üzerine, sanık M.Y. telefon ederek aynı gün ipliklerin tanık N.G.'ye ait araçla sanık S.A.'nın yardımıyla yüklenip, getirilerek teslim edildiği, 16.500 TL paranın ise hiçbir aşamada iade edilmediği dikkate alınmadan sanık S.A. için kısmı iade mevcut olduğu halde, tam iade hükümleri uygulanması, sanıklar M.Y., T.A., H.L. ve B.G.'nin ipliklerin getirilmesi öncesinde ve sonrasında karşı duruşlarının bulunmadığının anlaşılması karşısında; bu sanıklar hakkında da 5237 Sayılı T.C.K.nun 168/2. maddesinin uygulama koşullarının takdiri gerektiği gözetilmeden ve karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanıklar hakkında 5237 Sayılı Kanunun 53/3. maddesi gözardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
4) Suçu birlikte işleyen sanıkların sebep oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 Sayılı C.M.K.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde müteselsilen tahsiline biçiminde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.Y., T.A., S.A., H.L. ve B.G. savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 326 /son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy