(765 S. K. m. 491, 497) (5237 S. K. m. 7, 149) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yağma suçundan sanık Ahmet Salim hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 21.11.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 29.05.2006 tarihli tebliğname ile 09.06.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık Ahmet Salim'in, suçu birlikte işlemeye önceden karar verdikleri kimliği tespit edilemeyen diğer sanıkla birlikte, yakınanın sekreter olarak çalıştığı avukatlık bürosuna danışma bahanesiyle gelip avukatı sordukları, yakınan da büro sahibiyle telefonla görüştükten sonra sanık Ahmet'in mağdurenin elindeki cep telefonunu alarak kapıya yöneldiği diğer sanığın ise cebinden çıkarttığı bıçak ile mağdureyi tehdit ederek birlikte olay yerinden kaçtıklarının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/1 maddesine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 149/1-a, c, d, maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
Yakınanın sekreter olarak çalıştığı büroya iş görüşmesi bahanesiyle gelerek masanın üzerindeki cep telefonunu alıp kaçmak şeklindeki sanığın eyleminin, 765 sayılı TCY.nın 491. maddesinin 3. bendindeki suçu oluşturduğunun düşünülmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet Salim savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy