(5237 S. K. m. 206, 267, 268)
Dava: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık ve tutuklu Mehmet Çağlayan hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.03.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 11.06.2006 tarihli tebliğname ile 23.06.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Hırsızlık ve gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçlarına yönelik incelemede:
Sanığın, hırsızlık kastını değeri az olan belli bir paraya veya mala özgülediğine ilişkin kanıt elde edilemediğinden, 5237 sayılı TCK. nun 145/1. maddesi ile cezasından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık Mehmet Çağlayan savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarına yönelik incelemeye gelince:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın hırsızlık ve gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından yakalandığında, kardeşi Bilal Çağlayan'ın kimlik bilgilerini vererek bir kısım soruşturma belgelerinin adı geçen kardeşi adına düzenlenmesine neden olduğunun anlaşılması karşısında; eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK. nun 268/1. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 267/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca 206/1. maddesinden de hükümlülük kararı verilmesi,
2- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasının düzenlenmediği, her bir suç için hükmolunan cezaların 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince birbirinden bağımsız olduğu ve ayrı ayrı infaz gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy