(765 S. K. m. 40, 59, 499) (5237 S. K. m. 37, 39, 53, 62, 63, 109, 149) (6136 S. K. m. 13) (5252 S. K. m. 5, 9) (5271 S. K. m. 326)
Dava: Yağma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından sanık ve tutuklu Mehmet Uluay, Nihat Güleç ve Hakime Çevik'in yapılan yargılanmaları sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları, katılan Hasan vekili ve Yerel C. Savcısı ile duruşmalı olarak sanık Nihat ve savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 13.06.2006 tarihli tebliğname ile 30.06.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık Nihat Güleç hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, önceden almış oldukları karar gereğince, sanık Hakime Çevik'in, bir süre katılanla arkadaşlık edip güvenini kazandığı, 09.05.2005 günü katılanla birlikte Kastamonu'dan Devrekani ilçesine gittikleri sırada, aralarındaki anlaşma gereği sanık Nihat Güleç ile yakalanamayan sanık Mehmet Coşkun'un elinde tabanca da olduğu halde, katılanın otomobilini durdurup, zorla kendilerine ait otomobile bindirerek bir eve götürdükleri, sanık Hakime Çevik'in de katılana ait otomobili alarak tekrar Kastamonu'ya döndüğü, katılanın götürüldüğü evde, sanık Mehmet Uluay ve açık kimlikleri saptanamayan başka kişiler de olduğu halde, katılanın üzerinde bulunan 750 YTL ve 500 Euro parasını alıp, çok miktarda boş senet imzalattıkları, daha sonra katılanı 10.05.2005 günü saat 17.00 sıraları Taşköprü ilçesinde ormanlık alana gözleri bağlı olarak bıraktıkları, katılana zorla imzalattırılan boş senetlerden bir tanesinin de, sanık Mehmet Uluay'ın işyerinde vergi levhası arkasına gizlenmiş olarak ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların, katılanın dolaşım özgürlüğünü de kısıtlamak suretiyle gerçekleştirdikleri yağma eylemlerinin, 765 sayılı TCY'nın 499. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesine karşılık, 5237 sayılı TCY'nın 149/1. maddesine uyan yağma suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 109/2-3-a, b maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Sanık Mehmet Uluay hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/3, 765 sayılı TCY.nın 59/2, 40. maddeleri ile, 6136 sayılı Yasanın 13/3, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 62/1, 53, 63. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği de gözetildiğinde, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3- Yağma suçunun, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının hem (c), (d) ve (h), hem de (a) bentlerine aykırı biçimde; silahla, birden çok kişi ile birlikte, konutta ve geceleyin işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken (a) bendinin de değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Sanıklar, Mehmet Uluay ve Hakime Çevik'in, önceden almış oldukları karar uyarınca, suça doğrudan katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 37. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılması,
5- 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca, sanık Mehmet Uluay hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükmolunan temel adli para cezasının 450. YTL'den fazla olamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
6- Her bir sanığın sebep olduğu yargılama gideriyle sorumlu tutulması gerekirken, müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Nihat Güleç, Hakime Çevik ve Mehmet Uluay savunmanları ile katılan Hasan Akıllı vekili ve Yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ve sanık Nihat Güleç savunmanı Av. Hüseyin Canal'ın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık Nihat Güleç yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 07.02.2007 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Süleyman Kale'nin katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy