(1412 S. K. m. 258, 365) (5271 S. K. m. 226, 237)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Hükümlü R. U.'la ilgili lehe Yasa değerlendirmesinin her zaman ayrı bir dosyada duruşma açılarak verilecek ek kararla yapılması olanaklı görülmüştür.
I. Sanıklar M. G., M. K. K. ve A. A.'nun yüklenen suçlardan beraatlerine ilişkin 23.03.2001 gün, 223-61 sayılı ilk karar ile sanık R. U.'ın hükümlülüğüne ilişkin 05.11.2001 gün 162-172 sayılı kararın temyiz yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleştikleri, 05.11.2001 tarihli hükmün sanıklar T. S. ve M. Ö. savunmanının temyizi üzerine Dairemizce bozulmasından sonra haklarındaki hükümler kesinleşen sanıklar hakkında da ek iddianame düzenlenerek yeniden kurulan hükümler hukuki değerden yoksun olduğundan ve aynı zamanda katılan S. K.'nın suçtan zarar görmediği diğer yakınanlara karşı eylemlerle ilgili temyiz yasa yoluna başvuru hakkı bulunmadığından sanık (hükümlü) R. U. savunmanı ile katılan S. K.'nın anılan sanıklarla ilgili temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II. Sanıklar T. S. ve M. Ö. hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
1. Sanık M. Ö. hakkında ek iddianameyle kamu davası açılmasından sonra, adı geçen sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması,
2. Sanıkların sahtecilik suçundan hükümlülüklerine ilişkin Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/112-2002/84 sayılı kararının üçüncü sayfasının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, karar kesinleşti ise kesinleşme şerhli onaylı örneğinin eklenmemesi,
3. Yakınan S. K.'nın sanıklar hakkında S. Ş. ve A. K. kimlikleriyle kamu davası açılmasından sonra, 19.9.2000 tarihli dilekçeyle katılma isteğinde bulunduğu ve katılmasına karar verildiği; sanıkların başka kişilerin kimlik bilgilerini kullandıklarının anlaşılması üzerine, 01.10.2004 günlü ek iddianamenin düzenlendiği anlaşılmışsa da; sanık hakkında ek iddianameyle kamu davası açılmasından sonra yakınana ek iddianame tebliğ edilip, duruşma günü bildirilerek, sanıklar M. ve T. hakkındaki davaya katılma olanağı tanınmadan yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M. Ö. ve T. S. savunmanı ile yakınan S. K.'nın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy