(5271 S. K. m. 232) (5275 S. K. 106, 122) (647 S. K. m. 5) (6183 S. K. m. 51) (5395 S. K. m. 23, 24)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık Uğur hakkında, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23 ve 24. maddeleri yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanık Uğur yönünden hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, yasa ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanık Uğur hakkında, 5237 Sayılı Yasada, para cezalarının infazı sırasında gecikme zammına yer verilmemiş olması karşısında, 5275 Sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri de gözetilerek, 4786 Sayılı Yasa ile 647 Sayılı Yasanın 5. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 6183 Sayılı Yasanın 51. maddesine göre para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- Hırsızlık ile suça konu eşyayı satın almak eylemlerinin birbirinden ayrı suçlar olduğu, her bir sanığa, sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanıklar hakkında önceden verilmiş olan 19.04.2005 gün ve 2005/72-2005/125 sayılı hükmün sanık Yunus tarafından temyiz olunmaksızın kesinleştiği, sanık Uğur yönünden ise anılan kararın temyizi üzerine;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca 5237 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe yasanın belirlenip uygulanması için iade edildiğinin anlaşılması karşısında, dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık Uğur yönünden genel hükümlere göre sürmekte olan dava ile adı geçen hükümlü Yunus hakkındaki uyarlama yargılaması davalarının farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi uyarınca, hükümlü Yunus hakkındaki dava yönünden ayırma kararı verilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanık Uğur savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık Yunus hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy