(5237 S. K. m. 35, 53, 142, 150) (765 S. K. m. 522)
Dava ve karar: 1- Oluş, kabul ve dosya içeriğine göre, olay günü öğle 12.00 sıralarında sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen bir başka şahısla birlikte yakınana ait markete geldiği, 2. şahsın dışarıdaki dolaptan dondurma alma bahanesiyle yakınanı oyalarken sanığın içeride kasanın olduğu bölüme geçtiği, yakınanın şüphelenerek içeri girmesiyle sanıkla kasanın başında gözgöze geldikleri, sanığın yakınana birşey yok dedikten sonra, kasadan bir şey almadan kaçabilmek için yakınanın üzerine atladığı, boğuşmaya başladıkları, bu arada sanığın yakınana beni bırak yoksa sülalem seni sinkaf eder şeklinde tehdit sözleri sarfettiği ancak yakınanın sanığı bırakmadığı ve tanık Okan'ın yardımıyla sanığı polislere teslim ettiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nda dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehdittin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği, eylemin bu haliyle 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b, 35/2 maddelerine uyan hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 106/1 maddesindeki tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- 5237 Sayılı TCY'nın 150.maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut koşulları oluşmadığı halde aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması,
3- Hapis cezasıyla hükümlülüğün yasal sonucu olarak sanığın, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Gökhan E... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy