(765 S. K. m. 55, 59, 65, 493, 522) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. . 7, 31, 39, 50, 62, 116, 141, 142, 143, 145) (5252 S. K. m. 5, 9) (5271 S. K. m. 309) (5275 S. K. m. 98, 101) (5395 S. K. m. 23) (5083 S. K. m. 2) (Yargıtay 10. C.D. 13.10.2005 T. 2005/10431 E. 12718 K)
Dava: Geceleyin muhkem yerden hırsızlık suçundan sanık Tolga B.'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 65/3, 493/1-son, 522/1, 55/3, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/2. maddeleri gereğince 809.172.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2001 tarihli ve 2000/560 esas, 2001/509 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un 142/2-d, 143, 145, 39/1, 31/3, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 2.600 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 06.01.2006 tarihli ve 2000/560, 2001/509 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.07.2006 gün ve 31600 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 11.08.2006 gün ve Y.E.2006/172395 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 08.09.2006 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddelerindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenleme ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2005 tarihli ve 2005/10431-12718 sayılı ilamına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hallerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hallerde ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekeceği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Somut olayda müştekinin işyerinde bulunan demir parmaklıklarından birini kırmak suretiyle içeriye girilip, içerde bulunan demir kasanın açılarak içinde bulunan oto anahtarları ve kredi kartının alınmasına yönelik eylemin anılan Mahkemenin 05.07.2001 tarihli kararıyla 765 sayılı Kanun'un 493/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun belirlenmesi karşısında, 06.01.2006 tarihinde verilen ek kararda eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde belirtilen bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hükmüne girdiği gözetilmeksizin, hırsızlık suçunun kilit açmak suretiyle işlenmesine ilişkin olan ve eyleme uygun olmayan anılan Kanun'un 142/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmasında,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, değer azlığının 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda geceleyin müştekinin işyerinden hırsızlık amacıyla demir parmaklığı kırarak içerde bulunan çelik kasayı açıp, içindeki oto anahtarı ve kredi kartı almaya ilişkin olayda gözcülük yaptığı gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince indirim yapılmasında,
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.01.2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Sanığın, 21.11.2000 günü yakınana ait işyerine diğer sanıkların korkuluk demirlerini söktükten sonra gece saat 24.00 sıralarında girerek kasayı tornavida ve keskiyle zorlayarak açarak, kasadan çıkan iki adet oto anahtarı ve kredi kartını çaldıkları sabit görülerek, Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 5.7.2001 gün ve 2000/560-2001/509 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 522/1, 65/3, 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 809.172.000 lira ağır para cezasıyla hükümlendirildiği; kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde 6.1.2006 gün 2000/560-2001/509 sayılı ek kararla; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143/1, 145, 39, 31/3, 62/1, 50/1-a maddeleri uyarınca 2.600 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına dosya üzerinden hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında;
Karar: 1- Hırsızlık eyleminin korkuluk demirlerini söküp içeri girip, kasayı tornavida ve keskiyle zorlayarak açarak gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında: 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b. maddesi yerine aynı maddenin 2/d bendiyle uygulama yapılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre lehe olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu belirleneceği kazanılmış hak suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve sanık hakkında uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp 5.7.2001 tarih 2000/560-2001/509 sayılı ilk hükümdeki 809.172.000 lira ağır para cezasının miktarı bakımından söz konusu olduğundan hükümlü Tolga Berk'in diğer hükümlülerle birlikte yakınana ait işyerinden hırsızlık yapmaya karar verip bu karar doğrultusunda dışarıda gözcülük yaparak suça doğrudan katıldığından, hakkında 5237 sayılı Yasanın 37/1. maddesi yollamasıyla 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1, 50/1-a-3. maddelerinin uygulanması gerektiğinin göz önüne alınması gerekliliği,
3- 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olması ve artırım oranının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulmasının gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir-iki defter, kalem veya sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetildiğinde, yukarda belirtilen ölçütler ışığında 5237 sayılı TCY'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı dikkate alındığında, anılan madde ile sanığın cezasından indirim yapılması ve indirim oranının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Hükümlü Tolga Berk hakkında Mahkemesince uygulanan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522/1, 65/3, 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1, 50/1-a-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılması; uzlaşma hükümlerinin uygulanamaması halinde ise her iki yasa hükümlerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun göz önüne alınması gerekliliği,
6- Hükümden sonra yürürlüğe giren; 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin ve 5083 sayılı Yasaya 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 5252 sayılı Yasanın 5. maddesinin gözetilmesi zorunluluğu,
7- Kabule göre de:
765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sanık hakkında sonuç olarak hükmolunan 809.172.000 lira ağır para cezasının, 5237 sayılı Yasa hükümleri gereğince hükmedilen 2600 YTL adli para cezasına göre sanık yararına olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre bu nedenlerle yerinde görüldüğünden; kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü Tolga Berk hakkında Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 1.6.2006 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın lehe hükümlerinin uygulanması istemi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilip kesinleşen 6.1.2006 gün ve 2000/560-2001/509 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, Mahkemesince infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek yerinde değerlendirilmesine, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy