(5237 S. K. m. 7, 73, 116, 141, 151, 142, 143) (765 S. K. m. 81, 493) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü A. B. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; önceki hükmün aynen infazına ilişkin Keşap Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2006 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 17.01.2006 tarihli tebliğname ile 06.02.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümlünün, yakınanın evine olay yerinde bulunan ağaç iskele yardımıyla yerden 2,75 metre yüksekliğindeki camı kırıp girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1-4. maddesine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması,
3- 5237 sayılı TCY.nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuyla ilgili olarak aynı Yasanın 73/8 ve 5271 sayılı CMY.nın 253, 254. maddeleri doğrultusunda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmemesi,
4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 493/1, 81/2. maddeleri ile hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1; 116/1-4; 151/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında hükümlü yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü A. B. savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında maddi ceza hukukuna yönelik yasanın hatalı yorumlanmasının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmadığının gözetilmesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy