(5237 S. K. m. 73, 116, 141, 142, 151) (765 S. K. m. 40, 81, 493, 522) (5271 S. K. m. 253, 254) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Nazım Ulu hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince 3 yıl 13 ay hapis cezasına ve infazın 647 sayılı Yasa uyarınca yapılmasına ilişkin Dörtyol Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.05.2003 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü Nazım Ulu tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 19.01.2006 tarihli tebliğname ile 06.02.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümlünün, yakınanın evine sağlam ve dayanıklı balkon kapısını sert bir cisim ile zorlayarak açıp girmek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
2- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1-4, maddesine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 493/1, 522/1, 81/2, 40. maddeleri ile hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1; 116/1-4; 151/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, 5237 sayılı TCY.sı hükümlerinin hükümlü yararına bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
4- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının, 5237 sayılı TCY.nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile ilgili olarak aynı Yasanın 73/8 ve 5271 sayılı CMY.nın 253, 254. maddeleri doğrultusunda uzlaşma hükümlerinin uygulanabilmesi, suçun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi nedeniyle artırım oranının takdiri ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Nazım Ulu'nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında maddi ceza hukukuna yönelik yasanın hatalı yorumlanmasının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmadığının gözetilmesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy