(765 S. K. m. 343, 491) (5237 S. K. m. 7, 58, 206, 268)
Dava: Yağma, görevli memura direnme ve yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık ve tutuklu Burak Akpınar ve Kenan Dağaşan haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 24.01.2006 tarihli tebliğname ile 06.02.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık Kenan Dağaşan hakkında görevli memura direnme; sanık Burak Akpınar hakkında yakınanlar Şule Güven ve Gülay Uçkun'a karşı yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar Kenan Dağaşan ve Burak Akpınar savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle anılan suçlardan kurulan usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık Kenan Dağaşan hakkında yakınanlar Şule Güven ve Gülay Uçkun'a karşı yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.6.2005 tarihinde, 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 8.7.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Kenan Dağaşan savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK. nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
III- Sanık Kenan Dağaşan hakkında yakınan Yurdagül Elçi'ye karşı yağma ve yalan beyanda bulunmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1- Yakınanın kollukta olaydan hemen sonra verdiği ifadesinde: arkasından gelen iki şahsın birden omzunda asılı olan çantasını alıp kaçtıklarını belirtip, herhangi bir tehdit ve zordan söz etmemesi ve olaydan hemen sonra yakalanan sanık üzerinde bıçak da elde edilmemiş olması karşısında, sanığın adı geçen yakınana karşı eyleminin 765 sayılı TCY'nın 491/ilk maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşi Recep Dağaşan'ın kimlik bilgilerini kolluğa veren ve bu kimlik bilgileriyle anlatımı belirlenen sanığın eyleminin, 765 sayılı TCY'nın 343/2, (5237 sayılı Yasanın 268/1. maddesine) maddesine uyan suçu oluşturduğu ve 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Yasanın 206/1. maddesiyle uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Kenan Dağaşan savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 22.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy