(765 S. K. m. 55, 491, 492, 522, 523) (5237 S. K. m. 7, 31, 50, 62, 141, 142, 168) (5275 S. K. m. 106) (647 S. K. m. 4, 6) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 23)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık Erol Sevim hakkında bozma üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 15.10.2006 tarihli tebliğname ile 06.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Çocuk Koruma Yasası'nın geçici 1. maddesi 2. fıkrasının genel ceza Mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte on sekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez hükmü karşısında; 20.10.1986 doğumlu olup Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte on sekiz yaşını bitirmiş olduğu anlaşılan sanığın Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanması ve Cumhuriyet Savcısının hazır bulunması, yasaya uygun kabul edilmiş ve bu yöndeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın, omuz çantasının, çıt çıtlı ön gözünde bulunan, cep telefonunun sanık ve haklarındaki hüküm kesinleşen diğer sanıklar tarafından çalınması eylemi 765 sayılı TCY.nın 492/7-son (5237 sayılı Yasanın 142/2-b) maddesindeki suçu oluşturduğu halde; 765 sayılı Yasanın 491/ilk (5237 sayılı Yasanın ise 141/1.) maddesiyle hükümler kurulması,
2- 5237 sayılı Yasaya göre yapılan uygulama sırasında anılan Yasanın 31. maddesi 3. fıkrasında 5377 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki 1/2 oranı sanık yararına bulunduğu halde, 1/3 oranında indirim yapılması,
3- Hüküm fıkrasının B bölümünde 5237 sayılı Yasaya göre verilip paraya çevrilen cezayla ilgili olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4. maddesi hükmü göz ardı edilerek, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/7-son, 522/1, 523/1, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4-6. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-b, 168/1, 31/3, 62/1, 50/1-a maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, hükmolunan cezanın paraya çevrilip ertelenmesi ve ertelemenin hukuki sonuçları da dikkate alındığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
5- Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinin değerlendirilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Erol Sevim savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 13.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy