(5237 S. K. m. 141, 142, 143) (765 S. K. m. 59, 73, 81, 95, 151, 491, 522, 523) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4, 5)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü İsmail Saluk hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yalpan inceleme sonunda; mahkumiyetine ilişkin Kırıkkale 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.06.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 11.10.2006 tarihli tebliğname ile 06.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Somut olayın incelenmesine gelince: sanık İsmail Saluk'un, yakınanın 26.9.2003 günü, evinin önüne park ettiği ve kilitlediğini zannettiğini açıkladığı, aracından saat 01.00 sıralarında oto teybini çaldığı sabit görülerek Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 25.5.2004 gün ve 2003/721-2004/292 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK. nun 491/2, 523/1, 59/2, 95/2, 647 sayılı Yasanın 4-5. maddeleri gereğince 1.155.700.000 lira ağır para cezası ile hükümlendirildiği; 95/2. maddesinin uygulanmasına esas alınan hükümlülüklerinin 4616 sayılı Yasa kapsamında kalması nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanlığının 29.3.2006 günlü ilamıyla aynen infaza ilişkin bölümün çıkarılmasına diğer kısımların aynen bırakılmasına karar verildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 765 sayılı TCK. hükümlerinin sanık yararına kabul edilerek yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmışsa da;
1- Sanık hakkında verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen 25.5.2004 tarihli kararını ancak kanun yararına bozma yoluyla değiştirilebileceği ve Mahkemece de ek karar verilirken gerekçe bölümünde yapılan değerlendirme sonucu 765 sayılı TCK.'na göre kurulan önceki hüküm sanık yararına kabul edildiği halde, ilk hükümde uygulanmayan 522/1 ve 81/1. maddeleri de uygulanarak kararın tamamen değiştirilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCY. nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 491/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 151/1. 73/8. maddelerine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu halde, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmadığı ve uzlaşma hükümleri uygulama yapılmadığı gibi aynı Yasanın 143. maddesiyle 1/8 oranında artırım yapıldığı belirtilerek bireyselleştirmenin dosya üzerinden yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü İsmail Saluk'un temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 20.6.2006 gün, 2003/721-2004/292 sayılı ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 19.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy