(5237 S. K. m. 61, 116, 141, 142, 151) (765 S. K. m. 493) (5252 S. K. m. 9) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.) (YCGK. 11.07.2006 T. 2006/5-182 E. 2006/182 K.)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Mustafa K. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; önceki hükmün aynen infazına ilişkin Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 16.10.2006 tarihli tebliğname ile 08.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların yada cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve 5237 sayılı Yasanın 35/2. maddesine göre indirim oranının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Kalkışma aşamasında kalan suçlarda değer azlığı nedeniyle aynı Yasanın 145. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, kararın gerekçe bölümünde uygulanacağının açıklanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Mustafa Kelçe'nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 01.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy