(5237 S. K. m. 53, 149, 150, 168) (5275 S. K. m. 99) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317, 318) (765 S. K. m. 522)
Dava: Yağma suçundan sanık ve tutuklu Emin Zorluer Hasan Ünüvar ve Ziya Asiltürk haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Ziya ve Hasan savunmanları ile sanık Emin tarafından istenilmiş ve sanık Hasan savunmanı duruşmalı temyiz incelemesi de talep etmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen ret ve kısmen bozma isteyen 17.04.2006 tarihli ek tebliğname ile 21.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yasal süre içinden temyiz başvurusunda bulunmayana sanık Emir Zorluer'in bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Sanıklar Hasan Ünüvar ve Ziya Asiltürk savunmanlarının temyiz istemlerine gelince:
Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık Hasan Ünüvar savunmanının duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yağma suçlarının yakınan Hüseyin Yıldırım ile katılan Abdülcelil Sezer'in iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiği ve temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 61. maddesinin gözetilmesi zorunluluğu,
2- 5237 sayılı TCY.nın 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY.nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri), değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanıkların kişilikleri de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden cezalarından indirim yapılması,
3- Kolluk görevlilerince düzenlenen 08/10/2004 tarihli Ev Arama ve Zaptetme Tutağında, sanık Hasan Ünüvar ile yapılan ön görüşme sırasında, adı geçen sanığın suça konu para ve malları evinin kömürlüğünde sakladığını belirtmesi ve burada bir miktar para ile mal ele geçirildiğinin belirlenmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 168/3-4. maddesinin uygulama koşullarının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükmolunan hapis cezasının doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
5- 5275 sayılı Yasanın 99. maddesine aykırı olarak sonuçta verilen hapis cezalarının toplanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Hasan Ünüvar ve Ziya Asiltürk savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, bozmanın 3 ve 5 numaralı bendlerinin temyiz istemi reddedilen sanık Emir Zorluer'e de yansıtılmasına, 22.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy