(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 31, 33, 499, 522) (5237 S. K. m. 35, 53, 61, 109, 110, 149, 151)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Avni Sarı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasaya göre mahkumiyetine ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.09.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 30.01.2006 tarihli tebliğname ile 10.02.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural, lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Avni Sarı ile temyizi olmayan hükümlü Cemil Elmas'ın olay günü saat 22.00 sıralarında karı koca olan yakınanlar Çetin Uzunel ile Kerziye Uzunel'i evlerinden silah tehdidiyle zorla alıp, boş bir eve götürdükleri, burada yakınan Çetin'den silah tehdidiyle para istedikleri, Çetin'in parası olmadığını söylemesi üzerine, para temin etmesini sağlamak amacıyla yakınanları evlerine geri bıraktıkları, ertesi günü telefonla arayarak parayı hazır etmesini istedikleri, yakınan Çetin'in hazırladığı 250 milyon lirayı bir kahvehanede alırken yakalandıkları sabit görülerek, Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.1998 gün 1998/65-166 sayılı kararıyla, 754 sayılı TCK.nun 499. maddesinin 1. cümlesi, 522/1, 31, 33. maddeleri gereğince 20 yıl ağır hapis cezası ile hükümlendirildiği ve bu hükmün Dairemizce onanarak kesinleştiği; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun uyarlanması istendiğinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26.09.2005 tarihli ek kararla yakınan Çetin'e yönelik suçlar için 5237 sayılı TCK.nun 109/2-3-a-b, 110/1, 53. maddeleri uyarınca alt sınır aşılarak 2 yıl hapis ve 149/1-a-c-h, 35/2, 53. maddeleri uyarınca alt sınır aşılarak 4 yıl hapis; yakınan Kerziye'ye yönelik suç için aynı Yasanın 109/2-3-a-b, 110/1, 53. maddeleri uyarınca alt sınır aşılarak 2 yıl hapis cezası ile hükümlendirildiği anlaşılmıştır.
Hükümlünün temyizi üzerine yapılan incelemede, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümlülerin yağma eylemine yakınanların evinde başladıkları ve başka bir evde devam ettikleri anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (d) bendinin karar yerinde gösterilmemesi,
2- Hükümlünün, yakınanları istediği paranın hazır edilmesini sağlamak için evlerine getirip serbest bıraktığının anlaşılması karşısında; uygulama koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK.nun 110/1. maddesi ile kişileri hürriyetinden yoksun kılma suçları için hükmedilen cezalarından duruşma yapılmaksızın indirim yapılarak bireyselleştirme yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaylara uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel cezaların ne şekilde saptanacağının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Hükümlünün, yanındaki diğer hükümlü ile yakınanların evindeki telefon kablolarını kopardıklarının anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi uyarınca mala zarar vermek eyleminden uygulama yapılmaması,
5- Uyarlama kararlarının cezanın yerine getirilmesi (infaz) aşamasında hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Avni Sarı'nın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2005 gün, 1998/65-166 sayılı ek kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy