(5237 S. K. m. 35, 142, 143, 149, 150) (765 S. K. m. 61, 493, 522)
Dava: Yağma suçundan sanık ve tutuklu Hakkı Karataş, Murat Eroğlu ve Oktay Dağlı haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 30.09.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları ile sanıklar Murat ve Oktay tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 25.01.2005 tarihli tebliğname ile 02.01.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık Oktay Dağlı hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCY.nın 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar (örneğin; bir kaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri), değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, sanıkların baştan itibaren işyerine kasa hırsızlığı amacıyla geldikleri gözetildiğinde, anılan maddenin uygulanma koşulları bulunmadığı halde yazılı madde ile cezadan indirim yapılması ve sanığın tanınmamak için kar maskesi kullandığı halde, eyleminin aynı zamanda 149/b madde ve fıkrasına da uyduğunun düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık Oktay Dağlı ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar Murat Eroğlu ve Hakkı Karataş hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hırsızlık yapmak amacıyla olay yerinde gözcü olarak bekleyen sanıkların, işyerine giren diğer sanık Oktay Dağlı'nın içeride çalışan bir kişi tarafından fark edilmesi üzerine maddi zor ve tehdit kullanarak eylemine devam etmek şeklindeki yağmaya dönüşen suçuna baştan itibaren iştirak iradesi ile hareket ettiklerine ilişkin savunmalarının aksini ispatlayan kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, olayda şiddet aracı olarak kullanılan balyoz ve diğer aletlerin hırsızlık suçunun işlenebilmesi için kullanılan aletlerden olduğu, sanıkların eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1-2-3-son, 61, 522. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-d-f, 143, 35/2. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanıp sanıklar yararına olan Yasanın belirlenip uygulanması zorunluluğu,
3- Kabule göre de;
5237 sayılı Yasanın 150/2. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı Yasanın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar (örneğin; bir kaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem, sigara, bira ve benzeri), değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, olayda uygulama yeri olmayan adı geçen madde ile cezadan indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Murat Eroğlu ve Hakkı Karataş savunmanı ile sanık Murat Eroğlu'nun temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy