(5237 S. K. m. 35, 43, 53, 62, 149) ( 5271 S. K. m. 150) (765 S. K. m. 31, 59, 61, 64, 498, 522)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklar hakkında, katılana karşı mala zarar vermek suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık A. K.in savunmanı bulundurulmaksızın hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık A. K. ile birlikte katılana karşı yağma suçunu işlemeye karar veren sanık G.O.'nin, katılana üç kere telefon açıp, kendisini "mafya" olarak tanıttıktan sonra, "seni ve aileni öldürürüz" diyerek ve otomobilinin camını kurşunlayarak tehdit etmek suretiyle 100.000 Dolar istediğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 765 sayılı TCK'nın 64/1, 498 ve 61. maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Sanıkların miktarını önceden belirledikleri parayı tehdit ederek üç kez katılandan istemeleri biçiminde gerçekleşen eylemlerinde, kasıtlarının aynı paranın istenmesi ile sınırlı olduğu ve eylemin tek bir yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, lehe yasanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 43/3. maddesinin hükme esas alınması suretiyle karşılaştırma yapılması,
4- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 498/1, 61, 522/1 (pek aşırı) 59/2, 31. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 149/1-a-c, 35/2, 62/1, 53/1-2-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa uyarınca değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. K. ve G. O. savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy