(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 55, 493, 522, 523) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 31, 50, 141, 142, 143, 145, 151, 168) (5395 S. K. m. 23, 24)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Koray Sönmez hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince mahkumiyetine ilişkin Kırşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 20.12.2005 tarihli tebliğname ile 02.01.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst, sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü sanık Koray Sönmez'in, Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2003 gün ve 2003/557-664 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son, 522/1, 523/1, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 2.461.641.000 Lira ağır para cezasıyla hükümlendirildiği, hükmün temyizi üzerine 10. Ceza Dairesinin 22.6.2004 günlü onama kararıyla kesinleştiği;1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uygulanması istendiğinde eylemin 142/1-b, 143/1, 168, 31/3, 50/1-a ve 151/1, 31/3. maddelerine uyduğu gözetilmeyerek, Mahkemece 142/1-e, 143, 145, 168. 31/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca sonuç olarak 414.00 YTL para cezasına hükmedildiği, 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 151/1. maddesine uygun mala zarar verme suçunu da oluşturduğu halde bu suçla ilgili uygulama yapılmadığı gibi 143. maddeyle artırım yapılırken herhangi bir neden ve gerekçe gösterilmeden, hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Yasanın 50/1-a. maddesi yerine 647 sayılı Yasanın 4. maddesiyle para cezasına çevrilip, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
1- 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesinin 1. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; bir kaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) ve değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, suçun konusunu oluşturan oto teybinin 125.000.000 liralık değerinin de az olmamasına ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, aynı Yasanın 145/1. maddesi uyarınca indirim yapılması ve özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Yasanın 50/1-a. maddesi uyarınca paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, karma uygulama yapılarak 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince paraya çevrilmesi,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ile mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle temel cezaların ne şekilde saptanacağının ve mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23 ve 24. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü sanık Koray Sönmez'in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy