(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 65, 81, 493, 522, 523) (5237 S. K. m. 7, 9, 58, 142, 168)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Sevim Özen hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasanın ilgili maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.6.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 23.03.2006 tarihli tebliğname ile 30.03.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına almışsa,
c- Önceki yasaya göre, temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uygulanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı yada eksiltici bir hüküm uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Dairemizin 07.10.2002 gün ve 2002/17127-11109 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.3.2002 gün ve 2001/929 - 2002/239 sayılı kararıyla, Sevim Özen'in, diğer arkadaşları Sultan Tintin ve Kiraz Kınalı ile hırsızlık yapma konusunda birlikte hareket ederek bina dışında gözcülük yaptığı sırada, Sultan ve Kiraz'ın gündüz vakti 3. katta bulunan yakınana ait konutun sağlam ve dayanıklı kapısını tornavida ile zorlayıp açarak içeriden takdiri kıymeti bir milyar liranın üzerinde bulunan ziynet eşyası ve para çalma ve kesintisiz izleme olmadan yakalanınca suç eşyasını ve parayı iade etmek zorunda kalmaları biçiminde gerçekleşen eylemden dolayı, 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 65/3, 522, 523/1 ve 81/2. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın uygulanması istendiğinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15.6.2005 tarihli ek kararla, Dairemizin onama kararındaki eleştiriler dikkate alınmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak 5 yıl hapis cezasına hükmolunup, iade nedeniyle 168. madde gereğince 2/3 ve aynı Yasanın 39/2. maddesi gereğince de 1/2 oranında indirim yapılarak sonuçta 10 ay hapis cezası ve infazın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Sanıkların, tanık İsmail Köklü tarafından yakalanıp karakola araç ile götürülürken çalıntı para ve ziynet eşyasını araç içine bıraktıklarının anlaşılması karşısında, koşulları oluşmadığı halde, iade nedeniyle 5237 sayılı TCY.nın 168. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılarak hüküm kurulması,
2- Sevim Özen'in, diğer arkadaşları ile önceden anlaşarak verilen karar doğrultusunda suça doğrudan gözcü olarak katıldığı gözetilmeden, 5237 TCY.nın 39/2. maddesi ile uygulama yapılması,
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b. maddesiyle hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılarak duruşma yapılmaksızın temel cezanın belirlenerek dosya üzerinden bireyselleştirme yapılması,
4- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre, yüklenen hırsızlık nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, artırım ve indirim oranının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
5-5237 sayılı Yasanın değişik 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 8.7.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin mükerrerlere ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Sevim Özen'in temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy