(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 495, 522) (5237 S. K. m. 62, 148, 149, 150)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Selçuk Yılmaz hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince mahkumiyetine ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.09.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı ve hükümlü savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 22.12.2005 tarihli tebliğname ile 02.01.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a- Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c- Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Selçuk Yılmaz'ın, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2002 gün ve 2002/318-441 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK. nun 495/2. maddesi yollamasıyla 495/1, 59/2. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılıp, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 30.9.2003 günlü kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. uyarınca uyarlanması istendiğinde, eylemin 5237 sayılı TCK. nun 149/1-d, 62/1. maddelerine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 148/1-62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Sanığın, yakınanın evinden bir kısım eşyayı alıp taşımak için bir çantaya koyduğu, bu sırada yakınanın eve gelmesi üzerine yakınana sopayla vurup yaralayarak suça konu eşyayı alıp kaçması biçiminde oluşan eyleminin 5237 sayılı Yasanın 149/1-d maddesinde tanımlanan konutta yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 148/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY. nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY. nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yağmalanan 307.000.000 lira tutarındaki eşyanın değerinin az olmadığı gözetilmeden indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ve hükümlü Selçuk Yılmaz savunmanlarının temyiz itirazları ve yerinde görülmüş olduğundan, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy