(5271 S. K. m. 225, 231) (5237 S. K. m. 61, 116, 119, 142, 143, 152) (5275 S. K. m. 99)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, okuldan çaldıkları eşyaları el arabasının üzerine koyarak götürdükleri sırada ihbar üzerine olay yerine gelen ve ne yaptıklarını sorarak el arabasındakileri kontrol neticesinde bilgisayar olduğunu anlayan kolluk güçlerinin üzerine bıçak çekerek yürüdükleri, yardım için çağrılan ekiple birlikte etkisiz hale getirildiklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan sanık Ali B
. Hakkında hüküm kurulurken, temel adli para cezasının 450 YTL'den fazla olamayacağının gözetilmemesi,
3- Sanık Ali B
hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükmolunan sonuç ceza miktarı bakımından, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca, yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
a) Sanıklar hakkında, görevli memura direnme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak, ek savunma ile yazılı hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanıkların okula pencere demir korkuluğunu söküp camı kırarak girdikleri ve iç kapıları kırdıktan sonra hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanı sıra kamu malına zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 152/1-a, 116/2-4 ve 119/1-c maddeleriyle uygulama yapılmaması,
c) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 143. maddesi ile üst sınırdan uygulama yapılırken gerekçe gösterilmeyerek aynı Yasanın 61. maddesine aykırı davranılması,
d) 5237 sayılı TCY'nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına denilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş. O Yer C:Savcısı ile sanık Ali B
.. savunmanı ve sanık Nurettin K
'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy