(5237 S. K. m. 149, 150) (765 S. K. m. 522)
I- Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Yağma suçunun, 5237 sayılı TCY.nın 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a)(d)-(h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, konutta ve gece işlendiği, bu nedenle aynı Yasanın 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşmak gerektiğinin düşünülmemesi; 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2 nci fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY.nın 522 nci maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri), değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan yağmalanan cep telefonunun değerinin az olmadığı ve öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, aynı Yasanın 150/2 nci maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık Y.. D.. ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle hakkındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yakınanlar Y.. T.. ve H.. A.. A..’ın, yaklaşık altı ay veya bir yıldır aynı evde birlikte kaldıklarını beyan etmeleri karşısında, evin her iki yakınanın da ikametgahı olduğunun anlaşılmasına göre, yakınan H..’a yönelik yağma eyleminin konutta işlenmiş olması anılan suçun nitelikli hali olduğundan, ayrıca aynı evde bulunması nedeniyle yakınan Y..'e yönelik olarak konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Y..D.. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)