(5237 S. K. m. 31, 61, 62, 149, 150) (765 S. K. m. 522) (2253 S. K. m. 38) (5395 S. K. m. 23) (5252 S. K. m. 9) (YCGK. 04.03.2008 T. 2008/ 6-47 E. 2008/43 K.)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanıklardan Cengiz Meral hakkında 21.07.2005 tarihinde yanılgılı uygulama sonucu 5237 sayılı TCY. nın 149/1 a, c, h, 150/2, 31/3, 62 maddeleri uyarınca sonuçta 2 yıl 1 ay hapis cezası verildiği, ancak sübut bulan suç nedeniyle anılan yasanın 149/1 a, c, h, 31/3, 62. maddeleri ile yapılması gerekli olan uygulama sonucu 3 yılın üzerinde cezaya hükmedilmesi gerektiği, CGK. nun 04.03.2008 tarih ve 2008/6-47, 43 sayılı kararı da gözetildiğinde anılan sanık yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla yapılan incelemeye göre;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Sanıkların yakınanı zorla bulunduğu sokaktan yandaki okulun tuvaletine götürüp bıçak zoruyla cep telefonu ve parasını aldıktan sonra baraj mahallesi olarak adlandırılan semte götürüp burada da kemerle dövdüklerinin anlaşılması karşısında; eylemlerinin ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve bu suç yönünden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Mağdur'a yönelik yağma suçunun, 5237 sayılı TCYnın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden çok kişiyle ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- 5237 sayılı TCY. nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCKnun 522. maddesindeki hafif veya pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca sanıkların cezasından indirim yapılması,
5- Sanıkların cezasının, 15.07.2005 tarihinde yürürlülükten kalkmış olması nedeniyle, uygulama olanağı bulunmayan 2253 sayılı Yasanın 38. maddesi ne göre ertelenmiş olması,
6- Sanıklardan Sedat Karakaş hakkında 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözardı edilmesi,
7- Kabule göre de;
Suç tarihinde 15 yaşından büyük olan sanık Cengiz Meral'e verilen hapis cezasının 647 sayılı Yasa uyarınca ertelenmesi gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması, bozmayı gerektirmektedir.
Sonuç: Sanıklar Cengiz Meral ve Sedat Karakaş savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 23.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy