(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 31, 116, 141, 142, 145, 151, 168) (765 S. K. m. 55, 492, 522) (2253 S. K. m. 12) (647 S. K. m. 4, 5) (5395 S. K. m. 24)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Tarık Bala ve Sadık Şimşek haklarında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 s. TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; yeni bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, cezanın aynen infazına ait Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.07.2005 günlü kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlüler savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 28.12.2005 günlü tebliğname ile 27.01.2006 gününde Daireye gönderilmekle okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 s. Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının gözetilmemesi,
2- 5237 s. TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 s. TCY.nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 s. Kanunun 116/1-4. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden anılan suçlar ile ilgili olarak hüküm kurulmaması,
3- 5237 s. TCY.nın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının; 765 s. TCK.nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri ile her iki maddenin de cezada indirim sağlaması karşısında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 s. Kanuna özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken sadece gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir-iki defter kalem veya sigara, bira ve benzeri), değer olarak da az olan şeyi alma durumunda ve olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, kanuni ve yeterli gerekçeler de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda, suça konu para ve eşyanın değerinin az olmadığı da gözetilmeden, anılan madde hükmünün uygulanma olanağından bahsedilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Sanıkların, başka suçtan yakalandıklarında, üzerlerinde ele geçen imitasyon bileklik ve plastik kol saatini çaldıkları yeri gösterip, başvuru sırasında bu eşyasının çalındığından bahsetmeyip, yalnızca 6 milyon liranın çalındığını belirten yakınana iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; 5237 s. Kanunun 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi zorunluluğu,
5- Hükümlü Tarık Bala'nın eylemine uyan 765 s. TCY.nın 492/1-son, 522, 2253 s. kanunun 12/2, 647 s. Kanunun 4 ve 5; hükümlü Sadık Şimşek'in eylemine uyan 765 s. TCY.nın 492/1-son, 522, 55/3, 647 s. Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, kısmi iade koşullarının gerçekleşmesi durumunda 168/1-4, 31/3, (sanık Tarık için 31/2), 50/1-a, 116/1-4, 119/1-c, 31/3, (hükümlü Tarık hakkında 31/2), 151/1, 31/3, (hükümlü Tarık için 31/2). maddelerinin ayrı ayrı ve bir tüm olarak uygulanması sonucunda, 5395 s. Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda, 5237 s. TCK. nun, uygulanmadığı takdirde ise verilen cezanın paraya çevrildiği ve miktarı da dikkate alındığında 765 s. Kanun hükümlerinin hükümlüler yararına bulunduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
6- Hüküm gününden sonra yürürlüğe giren 5395 s. Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin hükümlüler hakkında gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler Tarık Bala ve Sadık Şimşek savunmanının temyiz itirazı ve tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 06.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy