(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 5, 9) (765 S. K. m. 59, 491, 522) (647 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 7, 50, 52, 62, 141, 142, 143) (5235 S. K. m. 10, 11)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Hakan Akçay hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 s. TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; mahkumiyetine ait Gebze 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2005 günlü kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 18.04.2006 günlü tebliğname ile 27.04.2006 gününde Daireye gönderilmekle okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 s. Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe kanunun belirlenmesi ve uygulanmasına ait kararların dosya üzerinden verilmesidir.
Ancak;
a- Önceki kanuna göre sonraki kanun suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b- Önceki kanunun türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni kanun tarafından erteleme kapsamına almışsa,
c- Önceki kanuna göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni kanun uygulanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hüküm uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açmak suretiyle bütün bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Hakan Akçay'ın Gebze Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2004 tarih ve 2002/1530-2004/56 s. kararı ile olay gününde yanında suç ortağı Özcan Akçay'da olduğu durumda geceleyin 01.00 sıralarında sokaktaki at arabasının yanında çuval içerisinde duran pek hafif değerdeki beş adet çinko levhayı çaldığı sabit görülerek, 765 s. 491/ilk, 522, 59/2, 647 s. Kanunun 4. maddeleri gereğince sonuçta 363.450.000 TL. ağır para cezasıyla hükümlendirildiği ve bu para cezasının taksitlendirildiği, bu hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın uygulanması istendiğinde, Mahkemece sanığın eyleminin anılan Kanunun 142/1-e, maddesine uyacağı, bu maddede belirtilen cezanın alt sınırı itibariyle sanık aleyhine olduğu, ancak hüküm gününden sonra yürürlüğe giren 5335 s. Kanun ile 5083 s. Yasada yapılan değişiklik dikkate alınarak ilk hükümdeki 765 s. Kanun hükümleri uyarınca sonuçta hükmolunan ağır para cezası 350 YTL'ye indirilmesi suretiyle dosya üzerinden duruşma açılmaksızın karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Hükümlü, sokaktaki at arabasının yanında duran çuval içerisindeki çinko levhaları çaldığına göre; bu malların kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya sayılamayacağı, eylemin 5237 s. Kanunun 141/1. maddesinde tanımlanan açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve 5237 s. Kanuna göre hırsızlık suçunu oluşturan eylemi sebebiyle uygulama yapılıp, her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak biçimde uygulanan Kanun maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tesbit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı biçimde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve uygulanan kanun maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi yönünden gözetilmesi gereken bir husus olduğu, uyarlama amaçlı Kanunun yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak, hükümlünün eylemine uyan 765 s. TCY.nın 491/ilk, 522, 59/2, 647 s. Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın aynı suça uyan 141/1, 143, 62/1, 50, 52. maddelerinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Kanunun 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3 maddeleri ışığında değerlendirildiğinde, Mahkemece 765 s. Kanun uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğunun gözetilmesi gerekliliği,
3- 5252 s. Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 s. Kanuna göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem sebebiyle temel cezanın ne biçimde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun geceleyin işlenmesi yönünden artırım oranının takdiri, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki kanuna göre suçun kanuni öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve bütün bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- 5252 s. Kanunun 5. maddesiyle yasalarda ön görülen ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğünün ve 5235 s. Kanunun 10 ve 11. maddeleri gereğince de, 5237 s. Kanunun 141 ile 142. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçlarına ait davalara bakma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ilişkin olduğunun gözetilmesi gereği,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Hakan Akçay'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy