(5237 S. K. m. 52, 63, 149) (5271 S. K. m. 326)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık M. G. hakkında 6136 Sayılı yasaya aykırılık eylemi nedeniyle açılan kamu davası ile ilgili karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın aşamalardaki tutarlı anlatımları, soruşturma aşamasında dinlenen tanık M. Ş.'in ifadesi ve tüm dosya içeriğine göre; gece saat 24:00 sıralarında sanıkların, altın satın almak için gelen yakınan C. K.'tan altınları getirmeden parayı almak istemeleri ve ısrarcı olmaları nedeniyle, yakınanın kuşkulanıp altın almaktan vazgeçtiğini söylemesi üzerine, sanıklar A. Y. ve M. G.'in, silah doğrultarak altın olsa da, olmasa da parayı sizden alacağız, parayı verirsiniz ya da canınızdan olursunuz dedikleri, yakınanın da korkup onbeş milyar TL parayı M. G.'e verdiği, gitmelerini istemeleri üzerine yakınan ve tanığın araç ile olay yerinden uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı yasanın 149/1-a-c, h maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Sanık hakkında 765 sayılı TCY'nın hükümleri uyarınca uygulama yapılmasına rağmen, hükmolunan para cezasının 5237 sayılı Yasanın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine karar verilmesi ve aynı yasanın 63. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
b- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK'nun 326/2. maddesine aykırı olarak müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. Y., M. G. ve H. B. savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 06.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy