(765 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7, 9) (5320 S. K. m. 8, 18) (1412 S. K. m. 326)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Ö. B. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; önceki hükmün aynen infazına ilişkin Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.09.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 12.05.2006 tarihli tebliğname ile 24.05.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: TCK. nun zaman bakımından uygulama ilkesi gösteren 765 sayılı TCY. nın 2, 5237 sayılı TCY. nın 7. maddelerine göre, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri farklı ise, sanığın yararına olan Yasanın 9/1-3. maddesi ve 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 18/2. maddeleri aracılığıyla halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK. nun 326. maddesinin emredici kuralları birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine 1412 sayılı CMUK. nun 326.maddesi uyarınca ilgililerin yöntemine uygun biçimde çağrılarak duruşma açılması ve bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması, değişen suç öğelerine göre, sanık yararına olan yasanın anılan kural uyarınca belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yasaya yanlış anlam verilerek dosya üzerinden yapılan incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Ö. B. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy