(5237 S. K. m. 141, 142, 143) (765 S. K. m. 493)
Hırsızlık suçundan hükümlü Selahattin hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin
Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.07.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü savunman tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 11.05.2006 tarihli tebliğname ile 24.05.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçları ile 765 sayılı Yasanın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğeleri farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçu yanında, anılan Yasanın 116/1-4. maddesine uygun konut dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Kazanılmış hakkın, suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi yönünden gözetilmesi gereken bir husus olduğu, uyarlama amaçlı Yasanın yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522. maddeleriyle, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/2-4, 151/1, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231, 253 ve 254. maddelerinin (konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden) ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanıp lehe yasanın belirlenerek hüküm kurulması zorunluluğu,
3- Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı Yasa hükümleri lehe kabul edilip uyarlama yapıldığı halde, aynı Yasanın 53. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü S. Bulut savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy