(5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 492) (5237 S. K. m. 7, 50, 51, 62, 142) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanık S.Y. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış; Sanık ile suç arkadaşlarının olay günü, yolda yürümekte olan yakınanı, kız arkadaşlarına laf atan kişiye çok benzediğini söyleyip durdurarak, etrafını sarıp kimlik kontrolü yapacaklarını söyledikten sonra içlerinden bir tanesinin, yakınanın sırt çantasındaki cep telefonunu hissettirmeden alması biçimindeki eylemin 765 sayılı Yasanın 492/7, (5237 sayılı Yasanın 142/2-b) maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı biçimde uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip; hükmün gerekçesinde denetime olanak verecek biçimde, 5237 sayılı TCY. uyarınca eylemin nitelendirilmemesi: uygulanacak yasa maddeleri ile artırım ve indirim oranları gösterilip, yapılacak uygulama sonucu bulunacak sonuç cezanın belirlenmemesi, anılan yasaların ayrı ayrı somut olaya uygulanması sonucu 765 sayılı Yasa uyarınca hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olduğunun anlaşılması ve ayrıca 765 sayılı Yasa lehe kabul edilmesine karşın, takdiri indirim, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme konularında değerlendirme yapılırken, 765 ve 647 sayılı Yasaların ilgili maddeleri yerine, 5237 sayılı Yasa'nın 62, 50 ve 51. maddeleri belirtilerek karma uygulama yapılması; anılan maddelerin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık Savaş Yılmaz savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle; eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA;
Sanık Y. D. hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık S.Y. hakkındaki Dairemiz kararının eleştiriler bölümünde yer alan açıklamalar ışığında;
1- Sanığın eyleminin 765 sayılı TCY. nın 492/7. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi;
2- Sanık yararına olan yasanın denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi,
3- 765 sayılı Yasanın lehe kabul edilmesine karşın, 5327 sayılı Yasanın 50, 51, 62/1. maddeleri değerlendirilerek karma uygulama yapılması;
4- 765 ve 5237 sayılı Yasalar uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak lehe yasaya göre verilmesi gerekli sonuç ceza bulunarak, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Sanık Y. D. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy