(5237 S. K. m. 31, 62, 109, 149, 150) (765 S. K. m. 522)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Tuncay Demir hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 s. TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 5237 s. TCK. nun 149/1, 150, 31/3, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine ait Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.09.2005 günlü kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlü savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 26.04.2006 günlü tebliğname ile 24.05.2006 gününde Daireye gönderilmekle okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar: Gerekçeli karar başlığına hatalı yazılan hükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu köy adının kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Çok zengin olduğunu düşündükleri Şemsi Ziya Algan adındaki kişinin işyerinden sair hükümlü Mehmet Demir ile birlikte yağma yapmayı kararlaştıran hükümlü Tuncay Demir'in, önceden keşif yaptıkları adı geçen kişinin işyerine saat 08:00 sıralarında sair hükümlü Mehmet Demir birlikte girdiği, hükümlü Mehmet Demir'in taşıdığı tabancasını çekerek o sırada işyerinde sekreter olarak çalışan yakınan Mihriban Kablan'a yere yatmasını söylediği, hamile olduğunun yere yatamayacağını söyleyerek koltuğa oturan yakınanın ellerini ve ayaklarını koli bandı ile bağlayan hükümlü Tuncay Demir'in abla korkma biz sana bir şey yapmayacağız bizim işimiz Ziya Bey ile dediği, bir süre sonra el ve ayaklarını çözerek mutfağa götürdükleri yakınanın burada el ve ayaklarını yeniden sıkı bir şekilde bağlayıp ağzını da bantla yapıştırdıkları, hükümlülerden Mehmet Demir'in sair odaları kontrol edip kasa aradığı sırada masanın bulunduğu yere geçerek yakınanın çantasını karıştıran hükümlü Tuncay Demir'in çantadan 9-10 milyon TL. parayı alarak cep telefonunu bıraktığı, tekrar yanına geldikleri yakınanın bileziklerini almak isteyen hükümlülerin yakınanın karşı çıkması üzerine yeniden yakınanın ağzını bantla yapıştırıp elleri ve ayakları bağlı şekilde bırakarak olay yerinden uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; 5252 s. Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, Dairemizin 25.10.2001 tarih ve 13093-12757 s. ilamıyla onanarak kesinleşen önceki hükümdeki 8 yıl 4 ay ağır hapis cezası miktar bakımından kazanılmış hak oluşturup, uyarlama amaçlı kanunun yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı, hükümlü Tuncay Demir'in yakınan Mihriban Kablan'a yönelik eyleminin nitelikli yağma ve dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçlarını oluşturduğu gözetilerek, nitelikli yağma eylemi bakımından 149/1-a-c-d, 31/3 ve 62/1, dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçu bakımından ise aynı Kanunun 109/2-3-a-b, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca uygulama yapılarak ortaya çıkan sonucun onanarak kesinleşen önceki hükümdeki 8 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla karşılaştırılması gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 s. TCY'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 s. TCY'nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 s. Kanuna özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, sadece gereksinmesi kadar (örneğin; bir kaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir- iki defter, kalem sigara bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, kanuni ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden koşulları oluşmadığı durumda aynı Kanunun 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Tuncay Demir savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle istek gibi BOZULMASINA, 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy