(5237 S. K. m. 37, 39, 148, 168) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yağma suçundan hükümlü Mustafa Varol ve Oktay Çapar haklarında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; 5237 sayılı Kanunun 149/1-a-c, 39/1, 31/3, 63, 53. maddeleri gereğince 5'şer yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine ait Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2005 günlü kararın Yargıtay'ca tetkiki hükümlüler savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 27.12.2005 günlü tebliğname ile 27.01.2006 gününde Daireye gönderilmekle okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, infaz aşamasında maddi hukukun yorumunda yapılan hataların kazanılmış hak oluşturmadığı, kazanılmış hakkın, suçun nitelendirilmesi ve uygulanan kanun maddeleri yönünden olmayıp, cezanın süresi yönünden olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık Oktay Çapar'ın, suça doğrudan katıldığının anlaşılmasına karşın, hakkında 5237 sayılı Kanunun 37/1. maddesi yerine, aynı Kanunun 39/1. maddesi ile hüküm kurulması,
3- Suça konu cep telefonunun, satın alan Bayram Açil'de ele geçirilip, iddianamenin düzenlenmesinden sonra 28.10.2000 gününde yakınanın babasına teslim edildiğinin ve sanık Oktay Çapar'ın kolluk ve Sulh Ceza Mahkemesindeki anlatımlarında, satış parasını almadığını belirtmesine karşın, 24.11.2000 tarihli oturumda satış parası olarak aldığı 15 milyon lirayı Bayram Açil'den alıp, sanık Mustafa Varol'a verdiğini açıklaması karşısında; satın alanın zararının giderilip giderilmediği araştırılarak, hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 168. maddesinin 2.fıkrası yollamasıyla aynı maddenin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler Mustafa Varol ve Oktay Çapar savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 06.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy