(5237 S. K. m. 35, 53, 58, 141, 142, 143) (5271 S. K. m. 231) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanık B. K. yönünden yapılan temyiz incelemede,
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Sanıklar M. D. ve H. A. yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Kapıları kilitlenmeden park halinde sokağa bırakılan otomobilden, oto teybi çalma şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 Sayılı T.C.K.nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması,
b- Sanıklar hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 143. maddesi uygulanarak bulunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Yasanın 35/2 maddesiyle 1/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 10 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi,
c- 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
d- Sanıklar, T.C.K.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Sonuç : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M. D., H. A. ve B. K. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık B. K. yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy