(5237 S. K. m. 50, 51) (5271 S. K. m. 5, 14, 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1- Sanık B. Y.'ne, iddianame okunmadan, okunmuş ise bu husus duruşma tutanağına yazılmadan savunmasının alınması suretiyle ve 2.11.2006 tarihli aynı duruşma tutanağının başlığına hakim, Cumhuriyet Savcısı ve yazmanın isim ve sicilleri yazılmayarak 5271 Sayılı C.M.K.nun 191. ve 220. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sanık A. G. hakkında itirazlara gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre eylem T.C.K.nun 142/1-b maddesine uyduğu hem de yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kısa süreli hapis cezasının paraya veya tedbire çevrilmesi veya hapis cezasının ertelenmesi cezanın sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir kurum olup, talep halinde mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilirken gerekçe gösterilmesi zorunludur.
Para cezasına veya tedbire çevrilmeme halinde gerekçe sanığın kişiliğiyle ilgili ve belgelerin isabetli değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Bunun içinde sanığın kişiliği, sair halleri, suçun işleniş biçimi ve işlenmesindeki özellikler nazara alınmalıdır.
Sanığın kişiliği, sair halleri denilince, sanığın sabıkası bulunup bulunmadığı medeni hali, işi, muhitindeki durumu, duruşmadaki tutum ve davranışları mahkemeye karşı tavrıdır.
Bunların olumlu olup olmadıkları mahkemece belirlenip bir yargıya varılıp,
Suçun işlenmesindeki özelliklerde ise; sanığın suç işlemeye iten sebep ve sair, kast ve takdirdeki yoğunluk, suçun işlenmesinden sonraki davranışlar gözetilip,
T.C.K. 50 ve 51 inci maddesindeki hapsin seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve gerekçe ertelenmesinde suçlunun Yargıtay sürecindeki pişmanlık için ise; sanığın yüklenen suçu kabul ederek pişman olduğunu söylemesi şart olmayıp, sanığın duruşmadaki davranışları, mağdura yönelik hareketleri, zararın karşılanması, yardım etmesi gibi olay sonrası ve yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek pişmanlık duyup duymadığı saptanıp, T.C.K.nun 51 inci maddesinde cezanın ertelenmesi için pişmanlık yanı sıra bir daha suç istemeyeceği yönünde yargıç üzerinde olumlu etki halinde cezanın ertelenmesi olumsuz etki halinde de bunun gerekçesinin gösterilmesi gerektiği cezanın şahsileştirilmesini öngören ve 5237 Sayılı T.C.K.nun 50 ve 51 inci maddelerinde öngören normlar olup,
5271 Sayılı C.M.K.nun 231 inci maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bıraktırılması kurumuyla 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 üncü maddesiyle 5271 Sayılı Kanunun 231 inci maddesine eklenen 5/14 fıkralarıyla büyükler için kabul edilmiş yetişkin sanıklar için başta şikayete bağlı suçlarla sınırlı olan müessese 08.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562 nci maddesiyle 5271 Sayılı Kanunun 231 inci maddesinin 5 ve 14 üncü fıkralarında değişiklik ile 2 yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanır hale gelmiş, istisna suçunda dışında tüm suçları kapsar hale gelmiştir. Bu müessese doğurduğu sonuçlar itibariyle de karma özelliğe sahiptir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları:
1- Suça dair koşullar:
a- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süresi hapis veya adli para cezası,
b- Suç Anayasanın 174 üncü maddesinde güvenceye alınan inkılap Yasasındaki suçlardan bulunmaması,
2- Sanığa dair koşullarda:
a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması,
b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kanunun uğradığı zararın aynen suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
c- Mahkemece sanığın kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşması, gerekmektedir.
koşulların bulunması halinde resen değerlendirme yapılıp,
Tüm koşullar bulunması halinde Mahkeme hükmünün açıklanması geri bırakma karar verebilir. Görüldüğü üzere 5237 Sayılı T.C.K.nun 50 ve 51 inci maddeleriyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 231 inci maddesinin koşulları ve sonuçları aynı olmadığı,
Bu sebeple öncelikle hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az olması veya adli para cezası olması halinde öncelikle 5560 ve 5729 Sayılı Yasayla değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşullarının bulunup bulunmadığı resen değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde cezanın kişiselleştirilmesine dair 5237 Sayılı T.C.K.nun 50 ve 51 inci maddeleri yönünden değerlendirmenin denetime olanak verecek biçimde ayrı ayrı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri gerekir.
Hal böyle olunca;
Adli sicil kaydına göre;
2918 Sayılı Yasaya muhalefet suçu dışında kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, nakliyecilik işi ile uğraşan ve duruşmadaki saygılı tutum ve davranışıyla suçun işlenmesinden sonra suçu ikrarı ve müştekinin zararını gidermesi de mahkemece saptanıp kabul ve takdir olunan, yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluğu bulunmayan sanık hakkında sanığın şahsi hali, geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimleri, suçun işlenmesindeki özellik, cezanın ıslahı amacı nazara alınarak sanık hakkında 5237 Sayılı Kanunun 50, 51 ve 5560 s. kanunla değişik 5271 Sayılı C.M.K.nun 231/5 inci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına bu yöndeki taleplerin reddine denilip yasadaki bazı ibarelerin tekrar edilmesi suretiyle, yasal anlamda dayanakları denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden, yerinde ve yeterli olmayan ve kabulle de çelişen şekilde hüküm kurulması,
3- T.C.K. 62 nci maddesiyle takdiri indirim uygulama yapılmasına karşı aynı hükümde bu kere aynı kanun maddesinin uygulama istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar B. Y. ve A. G.'yla savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle kısmen istem gibi bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy