(5271 S. K. m. 103, 110, 111, 309)
Dava: Muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan şüpheli H. D. hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.07.2006 günlü ve 2005/39638 soruşturma, 2006/17076 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine, adı geçen hakkında soruşturma evresinde talep üzerine A. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.08.2005 tarihli ve 2005/668 sorgu numarası ile verilen adli kontrol kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin, A. 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.08.2006 tarihli ve 2006/1119 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 15.03.2007 gün ve 13914 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 04.04.2007 gün ve 62070 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02.05.2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Karar: Anılan yazıda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;
103. maddesinde; (1) Cumhuriyet savcısı, şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hakiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilirler.
(2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adli kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varacak olursa, şüpheliyi re'sen serbest bırakır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır.
110. maddesinde (1) Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hakiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir.
(2) Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.
(3) 109 uncu madde ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.
111. maddesinde (1) Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hakim veya mahkeme 110 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre beş gün içinde karar verebilir.
(2) Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir. Hükümleri yer almaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi uyarınca, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının adli kontrol veya tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanaatine varması durumunda şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakılabilme yetkisi verdiği halde, mahkeme tarafından verilen adli kontrol kararını kendiliğinden ortadan kaldırma yetkisini vermemektedir. Bu madde ile tutuklu bulunan şüphelinin tutukluluk halinin devamına gerek bulunmadığı veya tutukluluğun soruşturmanın selameti açısından, tutuklamanın yerini alan adli kontrol tedbirine çevrilmesinin fayda getirmediği durumlarda hakim kararına gerek olmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin serbest bırakılabileceğinden bahsedilmiştir. Dolayısıyla Cumhuriyet savcısınca şüpheliyi serbest bırakma konusunda yetki verilmiş olup, adli kontrolü kaldırma yönünde bir yetki verilmemiştir.
Kanun koyucu, adli kontrol veya tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varan Cumhuriyet savcısına, hakim kararına gerek olmaksızın şüpheliye re'sen serbest bırakma yetkisi verirken, adli kontrolün kısmen veya tamamıyla kaldırılmasında aynı yetkiyi vermemiş, ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 110/2. maddesi ile istemde bulunulması halinde adli kontrolün kaldırılması hakkında hakim tarafından karar verilebileceğini hüküm altına alınmış olması karşısında, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından adli kontrolün kaldırılması konusundaki talep hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK'nın 103/2. maddesinde, soruşturma aşamasında tutuklanan şüphelinin tutuklanmasının gereksiz olduğuna karar veren Cumhuriyet Savcısının şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakma yetkisi bulunduğu belirtilmiş; aynı maddede, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüphelinin serbest kalacağı hükme bağlanmıştır.
Şüpheli için daha fazla sınırlandırıcı bir tedbir olan tutukluluk durumunun sonlandırılmasına karar verme yetkisi tanınmış olan Cumhuriyet Savcısının, 5271 sayılı CMK. nın 110/1. maddesi gereğince, nitelik olarak daha az sınırlandırıcı bir düzenleme olan adli kontrol altına alınmış şüpheli hakkındaki bu tedbiri kaldırma yetkisinin olduğu, kıyasa olanak tanıyan ceza yargılaması hukukunun ışığında mümkün görülmüştür.
Sonuç: Açıklanan nedenle Antalya 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21/08/2006 gün ve 2006/1119 sayılı A. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen H.. ile ilgili adli kontrol kararının kaldırılmasına ilişkin isteminin reddine dair kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine ilişkin gönderme yazısının REDDİNE, 20.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy