(5237 S. K. m. 6, 53, 143, 168) (5271 S. K. m. 326) (YCGK. 18.09.2007 T. 2007/8-125 E. 2007/186 K.)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık M. B. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A-) Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.11.2003 günlü, 2003/76-1164 esas ve karar sayılı hükümlülük kararının, M. C. B. tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen yönünden kesinleştiği, anılan kararın sanık M. B. tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 14.6.2004 tarihli ilamıyla bozulmasına ve bozma kararının hükmü temyiz etmeyen M. C. B.'a da yansıtılmasına karar verildiği, Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesince her ikisi yönünden 20.12.2006 tarihli kararın verildiğinin anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 Sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi sebebiyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü M. C. B. hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık M. B. hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü M. C. B. hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yargılaması yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
B-) 1- Eylemin saat 18:00 ile 21:30 saatleri arasında gerçekleştiği, anılan tarihte güneşin saat 16:17'de battığı ve suçun 5237 Sayılı Kanunun 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık M. B. hakkında aynı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması,
2- M. C. B.'ın yer göstermesi sonucu teybin soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade sebebiyle yakınandan rızası sorularak, sanık M. B. hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin 3. fıkrasına aykırı davranılması,
4- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 326/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık M. B. ve hükümlü M. C. B. savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlü hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy