(5237 S. K. m. 53, 142, 143, 151) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493) (5271 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suçun geceleyin işlenmesine dair dosya kapsamında delil bulunmamasına rağmen sanıkların cezasından T.C.K.nın 143 üncü maddesi gereğince artırım yapılması,
2- Tutanak tanığı polisler tarafından şüphe üzerine durdurulmak istenen, durmayınca takip sonucu yakalanan sanıklara atılı suçun tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlığa teşebbüsten hüküm kurulması,
3- 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 Sayılı ve 5237 Sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan Kanunun belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
4- Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarın ya da diğer bir aletin ne şekilde kullanıldığı belirlenmeden, buna dair deliller karar yerinde tartışılmadan 5237 Sayılı T.C.K.nın 142/2-d maddesi gereğince uygulama yapılması,
5- 5237 Sayılı T.C.K.nın 142 nci maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı T.C.K.nın 493/1 inci maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 Sayılı Kanunun 151/1 inci maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
6- Uyulan bozma kararı doğrultusunda sanıkların eylemine iştirak ettiği kabul edilen ve yaş küçüklüğü sebebiyle dosyası tefrik edilen F. D.'ya dair yargılama dosyası celp edilip incelenmeden karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1 inci maddesinin a, b, c, d, e bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E. K. ve S. Ş. savunmanının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, C.M.K.nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın korumasına, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy