(5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 216, 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: 1) Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2006 gün, 1419-350 sayılı kararında; sanığın suçu sabit görülerek 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi uyarınca daha önce hırsızlık suçundan mahkum olmaması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat edinilmiş olması gerekçesi ile aynı gün ve sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetimli serbestlik süresi belirlendiği, ana hükmün sanık ve savunmanının göremeyeceği şekilde muhafaza altına alındığı, karara karşı sanık savunmanı tarafından yapılan itirazın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.04.2006 gün, 659 sayılı kararı ile reddedilmesi ile de kesinlik kazandığı, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün okunup, gerekçenin de en azından ana hatları ile sanık ya da savunmanına sözlü olarak bildirilmediği, böylece savunma hakkının ağır bir biçimde kısıtlandığı anlaşılmakla; öncelikle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27.04.2006 gün, 659 sayılı kararının yazılı emirle bozulması sağlandıktan sonra usulüne göre işlemin yerel Mahkemesince yerine getirilmesinin sağlanması,
2) Kabule göre de;
a) 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen denetim süresi içerisinde, Mahkemece belirlenmiş takdire bağlı yükümlülükler söz konusu ise ve sanık tarafından bunlar yerine getirilmemişse ya da kasıtlı yeni bir suç işlenmişse, aynı maddenin 6. fıkrasının uygulama koşullarının oluşacağı dikkate alınmadan, Denetimde Serbestlik Bürosu tarafından yapılan çağrıya uymayan sanık hakkında, yasal olmayan gerekçe ile uygulama yapılıp hükmün açıklanması,
b) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün okunup, gerekçenin de en azından ana hatları ile sanık ya da savunmanına sözlü olarak bildirilip bu durum da 12.04.2006 tarihli tutanağa bağlanmadan, verilen kararın hangi şartlarda kaldırılarak hükmün açıklanacağı konusunda ihtar içeren bir tebliği de yapılmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün saklanmasının yasada öngörülmeyip, hukuki sonuç doğurmasının belirli süre ve şartlara bağlı kılındığı gözetilmeksizin yazılı biçimde uygulama yapılarak ve 30.01.2007 günlü oturumda hazır bulunan sanık savunmanından da sanığın hangi yükümlülüklere hangi gerekçe ile uymadığı sorulup araştırılmadan, 5271 sayılı CMK'nın 216, 231/1.maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Y. savunmasının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy