(5271 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 6, 53, 142, 143) (CGK. 26.12.2006 T. 2006/8-317 E. 2006/319 K. )
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.5.2007 tarihli Görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 Sayılı C.M.K.nın 6.12.2006 tarih ve 5560 Sayılı Kanun ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu'nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 Sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye benimsenmemiş;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli kararda Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşüne yer verilmeyerek 5271 Sayılı C.M.K.nun 230. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın olay günü mağdura ait park halindeki aracın kapısını zorlamak suretiyle açıp, düz kontak yapmak suretiyle çaldığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 142/1-b yerine, aynı yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması,
3- Mağdurun aracını 9.11.2005 günü saat 20.00'de evinin önüne park ettiğini, ertesi gün saat 07.30'da yerinde olmadığını söylemesi, 9.11.2005 günü güneşin saat 16.54'de battığı, 10.11.2005 günü ise güneşin saat 06.41'de doğduğu, sanığın yüklenen suçu işlemediğini savunması karşısında; öncelikle 5237 Sayılı T.C.K.nun 6/1-e maddesine uygun olarak ve suç tarihinde güneşin doğuş saati de dikkate alınarak, eylemin gece ya da gündüz gerçekleştiği hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, sonucuna göre T.C.K.nun 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
4- 5237 Sayılı Kanunun 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy