(5237 S. K. m. 6, 35, 53, 148, 149)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Sanığın, TCY'nın 6/1-f maddesi anlamında silahtan sayılan bıçakla tehdit ederek yakınanı yağmaladığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin aynı Yasanın 149/1-a maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yakınanın sonradan değiştirdiği ve sanığı korumaya yönelik olduğu anlaşılan anlatımlarına üstünlük tanınarak 148/1. maddesi ile uygulama yapılması ve sanığın, tehdit ve zor kullanarak yakınanın çantasını almasıyla suçun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek aynı Yasanın 35. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle sonuçta eksik cezaya hükmolunması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanığın, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Muhammed Diyaeddin Menekşe savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, sanığın, TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, cümlesinin yazılması suretiyle eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 23.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy