(765 S. K. m. 61, 81, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 35, 61, 142, 143) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava ve Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Somut olayın incelenmesine gelince:
Sanık K. K.'ın, 28.01.2001 günü, 05.30-07.30 arası bir saatte, diğer sanık İ. İ. ile birlikte yakınanın kapılarını kilitleyip park ettiği aracının sağlam-muhkem kapı kilit göbeğini sökerek, taklit anahtar ile çalıştırmaya çalıştıkları sabit görülerek Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık K. K. yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşen 18.12.2002 gün ve 2001/234-2002/1164 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK'nun 493/1, 61, 522/1, 81/2. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 12 ay 1 gün hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde; eylemin aynı Yasanın 142/1-b, 35, 143/1. maddelerine uyduğundan söz edilip, anılan Yasa hükümleri uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra şikayeti devam eden yakınana karşı mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, mala zarar verme suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Eylemin 5237 sayılı TCY'nın 142. maddesinin 2. fıkrası (d) bendindeki suçu oluşturduğu halde, aynı maddenin 1. fıkrası (b) bendiyle uygulama yapılması,
3- Hırsızlık suçunun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
4- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 61, 522/1, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY' nın aynı suça uyan 142/2-d, 35, 151/1. maddelerinin, mala zarar verme suçunda 5271 sayılı CMK'nun 253-254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak, lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
5- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nun 61. maddesine aykırı olarak, anılan Yasanın 143. maddesinin, 35. maddesinden sonra uygulanması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü K. K.'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy