(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 493, 522) (5271 S. K. m. 33, 232, 254) (5237 S. K. m. 141, 142) (CGK. 18.11.1980 T. 1980/7-267 E. 1980/360 K.) (CGK. 28.02.1983 T. 1982/1-409 E. 1983/81)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşüldü:
Karar: Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.8.2005 tarih ve 1989/998-1990/810 s. kararının hükümlüye tebliğine ait belgeye dosya içinde rastlanmadığından, öğrenmeyle başlayan süre içerisinde temyiz isteminde bulunulduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tebliğnamedeki hükmün zat ve mahiyetine etkili değişiklik sebebiyle duruşma açılması gerektiğine ait görüş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.1980 tarih ve 267/360, 28.2.1983 tarih ve 409/81, 1.6.1997 tarih ve 114/326 s. kararına dayanılmakta olup bu kararlarda; öncelikle, dosya üzerinde karar verilmesi için yasada açık hüküm bulunması gerektiği, karar tarihleri bakımından böyle bir düzenleme olmadığından duruşma açılmasında zorunluluk bulunduğu belirtilmiştir. 5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 s. TCK. nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9/1. maddelerinin açık hükmü karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddesi uyarınca kural; lehe kanunun belirlenmesi ve uyarlanmasına ait kararların;
(a) Önceki kanuna göre sonraki kanun suçun öğelerinde, değişiklik yapmışsa,
(b) Önceki kanunun türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni kanun tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
(c) Önceki kanuna göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni kanun uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa,
Duruşma açılmak suretiyle bütün bunların neden ve gerekçeleri de gösterilip hüküm kurularak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Uğur Arslan'ın, sair hükümlü Ömer Bağlar ile birlikte İnşaat halindeki bir yapıdan mutfak balkonuna uzattıkları demir borudan yararlanarak kişisel çeviklikle çıktıkları balkondaki pencere camını kırıp içeri girerek havalandırma boşluğundan kişisel çeviklikle tırmanarak çıktıkları ikinci katta buldukları anahtarla kapıları açarak suça konu eşyayı çaldığı temyiz olunmaksızın kesinleşmiş Mersin 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.1990 tarih ve 998-874 s. kararı ile 765 s. TCY.nın 493/1 ve 522/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005'te yürürlüğe giren 5237 s. TCY.nın uyarlanması istendiğinde ise; suç gününde yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin hükümlünün yararına olduğu gerekçesiyle önceki hükümle verilen cezanın aynen infazına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
1- Gerekçeli karar başlığına hükümlünün açık kimlik bilgilerinin ve yakınanın ad ve soyadının yazılmaması suretiyle 5271 s. CMK. nun 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2- C.Savcısının yazılı görüşü alınmadan, sözlü olarak alındığı açıklanan görüşü de tutanağa yazılmadan karar verilmesi suretiyle 5271 s. CMK. nun 33. maddesine aykırı davranılması,
3- 5252 s. Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 s. TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 s. TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olup, 19.11.1990 tarih ve 998-874 s. ilamla belirlenen 3 yıl 3 ay hapis cezasının da miktar bakımından kazanılmış hak oluşturduğu, uyarlama amaçlı kanunun yanlış yorumlanması suretiyle infaz aşamasındaki lehe uygulamaların ise kazanılmış hak oluşturmayacağı, kişisel çeviklikle çıktıkları balkonun camını kırarak girdikleri evden haksız şekilde aldıkları anahtarla kapıları açıp suça konu eşyayı çalan hükümlü Uğur Arslan'ın eyleminin 5237 s. TCY'nın 142/2-d, 143/1 maddelerine uyan hırsızlık, 151/1. maddesi uyarınca zarar verme ve 116/1-4 maddesi uyarınca da konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğu gözetilerek, her bir suç yönünden temel cezaların belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve zarar verme suçları yönünden 5560 s. Kanunun 25. maddesi ile değişik 5271 s. CMK.nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması için duruşma açılıp cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek lehe kanunun belirlenmesi gerekirken dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
4- İnfazın tümünün hangi kanuna göre yapılacağına karar verilmesi suretiyle 5237 s. TCY'nın 7/3. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Uğur Arslan'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan sebeplerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy